Lefkara Edebiyat Şöleni’nin dördüncüsü, düzenlenen açılış töreniyle başladı

Lefkara Edebiyat Şöleni başladı.
Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçiliği himayelerinde; TC Millî Eğitim Bakanlığı, TC Gençlik ve Spor Bakanlığı, Millî Eğitim Bakanlığı, Kıbrıs Vakıflar İdaresi, Yunus Emre Enstitüsü, Türkiye Maarif Vakfı, Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi ve Damla Derneği’nin katkılarıyla gerçekleştirilen şölenin açılışı Cumhurbaşkanlığı Beyaz Salon’da yapıldı.
Törene, Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri, eski Başbakan ve Cumhuriyet Meclisi eski Başkanı Sibel Siber, Kıbrıs Vakıflar İdaresi (EVKAF) Genel Müdürü Mustafa Tümer, elçilik yetkilileri ile KKTC ve Türkiye’den akademisyenler, yazarlar, öğrenciler ve edebiyatseverler katıldı.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan törende, Ali Murat Başçeri, yazar ve siyasetçi Erol Erdoğan ile yazar Oğuz Karakartal konuşma yaptı; ney ve saz sanatçısı Murat Salim Tokaç ise dinleti sundu.
Başçeri
Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri, konuşmasında edebiyatın insan üzerindeki iyileştirici gücüne vurgu yaptı.
Konuşmalarda Kıbrıs Türk halkının dilini ve kültürünü koruyarak varlığını sürdürmesine dair önemli örnekler sunulduğunu belirten Başçeri, edebiyatın anlamlı ve dönüştürücü bir alan olduğunu ifade etti.
Kendisinin yazan değil daha çok okuyan tarafında yer aldığını dile getiren Başçeri, okumanın insanı korkulardan ve endişelerden uzaklaştıran, bir tür “kendi kendine terapi” işlevi gördüğüne inandığını söyledi.
“Edebiyat, korkulardan, endişelerden ve insana dair zafiyetlerden kaçıp sığınılacak bir liman oldu.” diyen Başçeri, edebiyat alanında yapılan çalışmalardan büyük heyecan duyduğunu belirtti. Başçeri, 2021 yılında başlatılan yaratıcı yazarlık atölyelerinin zamanla dergiye ve bugün dördüncüsü düzenlenen Lefkara Edebiyat Şöleni’ne dönüştüğünü kaydetti.
Şölenin, Türkiye ve KKTC’den edebiyatla ilgilenen isimleri bir araya getirerek etkileşim yarattığını ifade eden Başçeri, bu sürecin ilerleyen yıllarda daha geniş kitlelere ulaşmasını temenni etti.
Günlük hayatın “kaosları” içinde edebiyatın bir sığınak olduğunu dile getiren Başçeri, kitapların insanı anlam arayışına taşıdığını ve ruhu dinlendirdiğini söyledi.
Etkinliğin gerçekleşmesine katkı koyan tüm paydaşlara teşekkür eden Başçeri, şölenin verimli geçmesi temennisinde bulundu.



